Evet ilk defa öpüyorum bir telefon ekranındaki kadın resmini…İlk defa çok uzakta ve çok uzaklıktayken düşlüyorum bir insanı…Bunları ilk defa yaşamak da bir ilki anımsatıyor…İlk kaybedişi ilk kazanımı ve dahasında yaşanılan ve çoğu zaman adı bile koyulmadan ilk denilme tenezzüliyetine varılamadan ilkleşenlerden biri benim şimdi yaşadığım…Ve bunun bir adı var bir insandan bahsediyorum.Seneler boyunca bir erkeğin kafasında düşlediği özünde realiteye pek pay biçmediği bir hayalin yansımasıyla karşılaşan bir erkeğin ilki…Tuhaf ve bir o kadarda cezbedici bir his,bir varoluş vesikası,bir ruhani yansıma da denilebilir o erkeğin tabirel sözdizimi ile…
Ve onca seneden sonra bu insan ilk defa bir insanın diğer bir insan konumunda olan kendine neler getirebileceğini ve neler götürebileceğini düşünmek zorunda kalır.Düşünür düşünür korkuları ile yüzleşir ve her yüzleşmenin sonunda aynı adı defalarca ve asla bitmeyeceğine inandığı platoni kokan gecelerde aynı ismi söyler…Onun ismi onun ismi????…
Allahım nedir bu…Eğer adı aşk olarak tanımlanan sıfat sa nasıl bir şey bu bir kadına duyulan özlem bir ruhu bu kadar yerinden oynatıyorsa ? Sana duyulan aşk nasıl birşeydir sorgusunda geçen saatler sonrasında o kadının yanında olmamasına varmak ve sonrasında…Hayatta edindiğin “ Her insan özünde yanlızdır “ gerçeği ile başbaşa karanlık duvarlar ve bir çeşit digital alet olan bilgisayarınla kalmak…Bu tür olayları zaman zaman ve yer yer anlatmaya çalışan yazar çizer ler neler yaşamışlardıki yazılan yazıtların sonunda ya acıyla kucaklaşmayı yeğelemiş kendi düş kovanlarında yada mutluluk denen kavranım “ Dünyada asla olmayacak “ na varmışlardı…Peki herşeye rağmen herşeye dair bu kadar fikir ve akım varken bu enerjiye neden insan denen yaratık bundan vazgeçmemiştir…Özünde bir erkek profilinde diğer bir cins olan bir kadına diğer bir profilde kadın olan bir cins karşıt profildeki gördüğü kendinde olmayan görüntü ve niteliğe mi aşık olmuştu…Yada kendinde bulamadığı kendi kendine açığa çıkaramadığı yönlerinden bir demeti karşısında gördüğünde onunla yüzleşmenin verdiği tamamlayıcı heyecanın hiç bitmemesinimi istemişti ? Evet işin biyolojik yani halk dilinde “Cinsel” boyutu elbette vardı.Ama sonuç itibarı ile düzgün ve sapmamış analizlerin sonucunda cinsellik işin en ileri boyutu olmakla beraber insanların sürekli 24 saatin her anı yaşayabilecekleri bir fiil olmayacağından buda olmamalıydı sebep aşka…Neydi niyeydi niçindi bu adı aşk olarak nitelendirilen tutkunun kökeni…Sonrasında radikal ve şizofrenik olarak tanımlanan bir çok değişik bakış açısından bir çok kişiselitel yoruma tabi kalmıştı bu kavram…Kimi aşk “ Taviz vermektir “ Derken kimide aşk “ Bir güzellik gördüğünde aynı güzelliği de aynı anda onun için kendi içinde var edebilmektir “ dedi…Defalarca ve sayısızca örneklendirmelere rağmen kurtulamadı insanların dilinden ve beyninden ve dahasında ruhlarından bu kavram…Neydi bunu bu kadar özel kılan…Yada sorgulanmalımıydı kurulan düşlerde biçilen prensler yada prensesler…Hayatta herşey açıklanabilme özelliğine sahipmiydi yoksa insanın içindeki özdeğer olarak nitelendirilen ve gen kodlarına işlenen bir bilinmeyenmiydi ? Neydi ?
Durmadan bir insanı yani kendinin benzeri sadece elinde olmadan tercih sahibi olduğu karşı cins olması mıydı tüm etken ? Zaman ve tarih süresince bu hep bu şekildemi gelişmişti ? İnsanlar yada nerede ve nasıl yaşadığın bilincinde olmaya hayatlarını atayan insanlar ne düşünmüşlerdi bu kavram üstüne… ?
O kadar çok şarkı şiir v.b edebi kavrama sahne olmuştuki bu kavram tarif etmek zor anlamak imkansız mana giydirmek ve herkezin kendi kafasına göre görecelendirmesi çok kolaydı…
Kimi aşk acısı çeker ve aşka lanetler ederken kimide özlemlerindeki aşk için yaşardı bu hayatta…Bu bile garipti özünde…Aynı toplumda aynı bahtta yaşayan insanların birinin yaşadığı kötü bir deneyim yüzünden ayyuka çıkardığı kavramdan nefret ettiğini söylemesi…Diğerinin ise her dönemde bu olmalı diyerek kendini sokaklara vurup nara atıcak kadar bilinçsizliğe ve körlüğe saplanması ilginçti bir pencereden bakıldığında…Yada anlamamaya çalışıldığında anlamsızdı bir çok zamanda…
Sonuca varmak benim işim olmamalı elbette bu tür bir olayda yada tanımda…Ama insanım ya merak eder ve düşünürümya bende öyle yaptım sanırım ve gördüğün gibi bir sonuca varamadım…Aşk denen rüyasalar objeye girdiğimi düşlediğim zamanda bir düş kurdum ve bunuda seninle paylaştım hiç hesaplanmayan bir zamanın içinde hiç hesaplanmayan bir uzunluktaki bir yazıda…
Korkularım ve sevinçlerimi kurban edeceğim bir tanıma girmeden önce bunu yapmalıydım senin için ve yanında olup bunları seninle adı “aşk” olan seninle konuşamadığımdan yaptım bunu…
Ne olur affet yada affedemiyorsan sev beni…Bedeli ve sonuçları ne olacaksa ben öderim seni ve benim yerime…Düşünme bazı kavramları içinde olduğun çarklara çomak sok bir kere…Ve o kere de beni içersin…
Ve seni içeren herşey benide içersin sonsuza yürüdüğümüz bu bilinmezlik yolunda hani derlerle ya bilirsin ve çoğu zaman manasız gelir “ Sen & Ben “ olalım…Bu cümlenin yıpratılmışlığına istinaden koşarak yağmurlu caddelerde “Seni Seviyorum , Seni Sevebiliyorum “ diye haykıralım…Hadi saçmalayalım bir tek defa ne olur… !
Düzenleyen jonturk Düzenleme Tarihi: 31/03/2010
Hürriyet ve Bağımsızlık benim karakterimdir.
Göçmen Medya "Özgür bir platformdur" tüm alt sayfaları Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na tabidir ve içeriğine ilişkin her türlü ses, görüntü, tasarım, yazı içeren bilgi, belge ve her türlü fikri ve sınai haklar ile tüm telif hakları ve diğer fikri ve sinai mülkiyet hakları Göçmen Medya Yayıncılık, Elektronik Bilgilendirme ve Haberleşme Hizmetlerine aittir. Unutmayınızki! burada yazmış; olduğunuz her yazı Resmi Gazete'de yayınlanmış yazıyla eş değerdir, Göçmen Medya Sitesi 5651 Sayılı yasada tanımlanan, yer sağlayıcı olarak hizmet vermektedir. İlgili yasaya göre,site yönetiminin hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebeple, sitemiz "Uyar ve Kaldır" prensibini benimsemiştir. Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir biçimde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri veya meslek birlikleri, mail adresinden bize ulaşabilirler. Sitemizde yer alan video, program benzeri içerikler google, yahoo, movshare, 4shared gibi sitelerde barındırılmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında yazılı olan ilgili tüm kanunlar burada da geçerli olup aksi davranışlar ilgili üyeyi bağlamaktadır. Hukuki gereksinimler haricinde üyelerimizin kişisel bilgileri saklı tutulur, gerçek bilgileri verilmez.